Haberler’de geldiğimiz son nokta : Diziler
Ara 26
Mesleğim gereği haberleri takip ediyorum, özellikle teknoloji bölümüyle ilgili olanları. Tabi teknoloji haberleri, diğer haberler gibi çok çabuk güncellenen ve değişen haberler değil en azından dizilerle kıyaslarsak. Haber okumak için benim gibi arama motorlarını kullanıyorsanız, sizler de dizilerden bıkmış olabilirsiniz.
Bunu adı artık çılgınlık olmalı. Çılgınlık diyorum çünkü, diziler hem televizyonlarda, hem de internet hayatımızda istenmeyen bir çok yerde karşımıza çıkmaya başladı. Nitekim yukarıda da belirttiğim gibi haber okumak isteyenlere de, bol bol dizilerden, setlerinden, oyuncularından haberler var. Demek ki haber ortamında en büyük arz, dizilerden geliyor.
TV’lerin en verimli ve ailecek en çok izlenen saatlerine (Prime Time diyorlarmış) dizilerin konmasından çok rahatsızım. Özellikle zap yaparken yakalandığım değiştirmek için bir çok kez panikle Ip Receiver’ıma üç haneli kanal rakamları girdiğim, ileri Batı(!) sahneleri, benim gibi kendini Avrupalı değil de Asyalı hissedenleri rahatsız ediyordur. (Zap yaparken kanalın açılması gecikince refleksle aynı rakama bir kaç kez basıyorum. Bu nedenle kanal değiştirmek kabusa dönüşüyor)
(Bir de kendini Asyalı diye tabir eden avrupa hayranı dizi yapımcıları var, hani siz bilirsiniz, duygu sömürünü ekrana taşıyıp “Ben o bölgenin sorununu dile getirdim diyen sanatçılar.”)
Bu konuda bence RTÜK daha duyarlı olmalı. Sen izleme diyebilirsiniz ki haklısınız “zaten izlemiyorum“, aşırıya kaçılmasını da tasvip etmiyorum “duyarlı bir vatandaş” ve Baba olarak.
Bu dizilerle bir nevi asimile çalışması yapıldığı kanaati oluşmaya başladı bende. En çok örflerimize yakın, tarihimizi anlatacak dizi olur diye hayal etti, o da Kanuni Sultan Süleyman’ın yatak odasını anlatmaya başladı, hayallerimiz suya düştü. Cüney Arkın’ın 30 m’lik surlardan atladığı filmleri bile özledim.
